Kültür

Stalin’in Sır Gibi Saklanan Yeraltı Şehirleri !

Stalin’in Sır Gibi Saklanan Yeraltı Şehirleri !

Stalin, Hitler’e karşı yapacağı savaş hazırlığı için Rusya’nın altına yaptığı şehir, bir çok yönüyle sır gibi saklanıyor.

Stalin'in Sır Gibi Saklanan Yeraltı Şehirleri !

Çeyrek yüzyıl boyunca Josef Stalin en büyük ve en güçlü ülkelerden birinin diktatörü oldu. Buda onu öncelikli bir hedef haline getiriyordu. Kendisini ve sosyalist bir ütopya hayalini korumak için başkent Moskova‘nın altına geniş bir şehir inşa etti. Şehri sellerden kurtaran ama düşmanları için labirent yaratan ıslak bir yer altı dünyasından oldukça müstahkem bir yer altı sığınağına özgür dünyanın kaderinin belirlendiği yere ve dünyanın en yoğun metro sisteminin gölgelerine gizlenmiş Sovyet seçkinlerinin kullandığı çok gizli tünellere yer altı şehirleri Stalin‘in gizli barınağının katmanlarını soyarak geçmişe dönüyoruz. Moskova nehri boyunca uzanan Moskova, Rusya federasyonun başkenti 10 milyonun üzerinde bir nüfusa sahip ama 1721‘den 1917‘ye neredeyse iki asır boyunca gerçekten Moskova büyük bir köy gibiydi. Devasa Rus imparatorluğunun küçük bir parçasıydı. Bütün bunlar 1917’de Çar 2. Nikolas kanlı bir sosyalist devrimle tahtından indirildiğinde değişti. Rus imparatorluğu, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler birliği haline geldi. 1918’de başkent Sen Petersburg‘dan Moskova’ya taşıdı. Burası yeni bir ulusun modern bir sosyalist ütopya kuracağı boş bir sayfaydı. 1922’de Josef Stalin sovyetler birliğinin güçlü ve acımasız diktatörü olarak ortaya çıktı. 1930‘larda komünist partiyi tüm muhaliflerinden arındırmaya başladı. Onun yada hükumetinin aleyhinde konuşan herkes hapis edildi, idam edildi veya ortadan kayboldu. Şehri düşmanlarından korumak için  yer altında devasa bir inşaat seferberliği başlattı. Eski Moskova’nın Taganka bölgesinde zekice gizlenmiş sığınak var. Amerika ve Sovyetler Birliği‘nin nükleer felaketi kıyısından döndüğü soğuk savaşın en karanlık günlerinin bir kalıntısı. Soğuk savaşın kızıştığı dönemde 33 yıl boyunca bu yer altı sığınağı bir sovyet askeri iletişim merkezi olarak hizmet verdi. O zamanlar buralar basitçe G.O 42 olarak tanılıyordu.

G.O 42

Yukarıdaki sıradan bir apartmanın gizlediği G.O 42’nin 60 metre altında bulunuyor ve bir tünel ağıyla birbirine bağlanan dört büyük bloktan oluşuyor. Tüm teknik destek sistemleri üçüncü blokta yer alıyordu. Jeneratörler, havalandırma sistemleri ve malzemeler dördüncü blok bir kantin, koğuş ve bir revir’den oluşuyordu birinci ve ikinci bloklar ise operasyonun kalbiydi. İletişim ofisleri ve araçları bulunuyordu. G.O 42‘nin öncelikli işi olan iletişimi korumak için sıkı bir güvenlik şarttı. Kriz zamanında bu küresel gücün süper liderleri bu odada dünyayı değiştiren kararlar verecekti. soğuk savaşın sonlarına doğru G.O 42 ve içindeki araç gereç öylece terk edildi. Ama neredeyse elli yıl önce Küba füze krizi sırasında burası komuta merkeziydi. 1962‘de sovyet başbakanı Nikita Kruşçev birleşik devletlerle Küba üzerine giderek şiddetlenen bir anlaşmazlığa girmişti. Herkes üçüncü dünya savaşına hazırlanırken Stalin’in sığınağı sonunda nihaiyi amacına hizmet etmişti. Taki Kruşçev gezegeni değiştiren bir emir gönderene kadar. Cihazların ve sığınağın yüzde yüz güvenliğini sağlamak için Stalin, G.O 42’nin günlük işleyişini kontrol etmek üzere gizli bir organizasyon görevlendirdi. G.O 42’nin tasarımının tüm unsurlarının gizliliğinin esasını göz önünde bulundurmuştu. Dünyanın en yoğun metro sistemi Moskova’nın altında koşturup dururken G.O 42 inşa edenler oldukça hassas olan sığınaklarını metro tünellerine yakın inşa etmek zorundaydı. Ama Stalin’in G.O 42 için nihaiyi planı çok gizli iletişim merkezinden daha fazlasıydı. Stalin bu sığınağın en yüksek kademe memurlarının nükleer bir kıyamete yer geçinecekleri olmasını istiyordu. G.O 42 1956’da tamamlandı. Ancak üçüncü blokun hemen yanında tünelin tamamlanmamış bir bölümü var burada sığınağın iskeletini göre biliyorsunuz.

g.o 42 tamamladı

Stalin’in toplumunun en büyük tehditlerden biri dindi. Bu yüzden Rusya’nın en kutsal sembolünü devletin sembolü olan bir şey ile yıkmak istiyordu. Satalin devasa sarayına yer açmak için İsa Mesih kilisesi’ni yıktı. Sovyetler birliği yıkıldıktan sonra kilise aynı noktada yeniden inşa edildi. Ama Stalin‘in kendi sarayına yönelik megalomanyakça palanlarının kanıtları halen yer altında bulunabiliyor. İlk İsa Mesih katedrali 1812’de 1.ci  Alexander tarafında Rusya nın Napolyon’a karşı zafer kazanmasından sonra kuruldu. 1883’te tamamladığında Rus Ortodoks kilisesi’nin en muhteşem sembolü olarak halk tarafından hemen sahiplenildi. Ama tamamlanmasından sadece 48 yıl sonra Stalin halkının ruhunu ve kalbini elinde tutan muazzam katedralini yerde bir edilmesini emretti.  Ama katedralin 14 km altında ilk kilisenin Stalin’in kendi sarayında büyük ana planlarının kanıtları bulunuyor. Sadece 6 gün içinde Stalin 3 devasa TNT patlamasıyla Ortodoks kilisesinin en kutsal sembolünü yerle bir etti. Bu toptan yıkıma itiraz eden herkes sürgüne gönderildi yada öldürüldü ve buna 10 binlerce rahip dahildi. Kısa bir süre sonra yeni bir binanın inşaat’ına başlandı. Sovyetler sarayı tüm ulusun kültürel merkezi olacaktı. Binanın planları 400 metre den daha uzun ve üzerinde 96 metre Lenin heykeli bulunan dairesel bir yapıyı ortaya koyuyor. Sosyalizmin zaferinin sembolü.

sovyetler lenin

Bu kadar büyük bir binayı taşıyabilecek kadar güçlü bir temel inşa etmek için Stalin’in mühendisleri bir zamanlar katedralin üzerinde durduğu bir tepeyi ortadan kaldırdı. Sonra da  8 metre derinliğinde devasa bir temel kazdılar ve 30 metre genişliğinde betonla doldurdular. İlk 10 katın çelik iskeleti 1941‘de tamamlanmıştı ama Stalin, Hitler’in sovyetler birliğini işgal ettiğini öğrenince inşaat aniden kesintiye uğraman zorunda kaldı. Moskova çevresindeki savaş kızışırken de  kaynaklar azalırken temeldeki metallerle beton çıkarılarak şehri korumak için sığınaklar ve cepheler yapmak üzere kullanıldı. Rus halkının en sevgili katedrali boşu boşuna yıkılmıştı. Sovyetler sarayının temeli ise 20 yıl boyunca kaderine terk edilmesi ile yağmur suları ve molozlarla doldu. Moskova‘lılar sessizce yeninden katedralin yükseleceği günün hayalini kurdular ve o günler 1990‘ların başlarında sovyet rejiminin yıkılışıyla geldi. Rusya’nın her yerinde akan gönüllüler ve bağışlarla yeni katedralin için çalışmalar 1994‘te başladı. Sovyetler sarayı için kazılan temelin kalıntıları üzerine yeni bir temel atıldı.

rusya tünel

30 yıl boyunca Stalin, elinde sonunda Hitler ile yüzleşeceğini biliyordu. Üstün alman gücüne karşı bu ölümcül savaşa hazırlanmak için başkentini bir kaleye dönüştürdü. Genel olarak ihtiyacı olan her yerin altına bir sığınak inşa etti. Kremlin, hükumet binaları, askeri karargahlar hatta Naziler, Moskova‘ya doğru kaçınılmaz yürüyüşlerine başladığın da Stalin’in halkına karşı koyup savaşmak için toplayacağı bir spor stadyumu. Stalin’in sabah Nazi savaş makinesinden korunma çabaları güç merkezi olan Kremlin’den doğrudan savaşı yönetebileceği çok gizli bir yer altı sığınağına giden yer altı yapılmasına sebep oldu. Stalin, zaten Kremlin’in altına sığınaklar şebekesi inşa ettirmişti. Ama hükumet merkezinin ele geçirilmesi gibi bir durumunda şehrin dışında son bir direniş gerçekleştirebileceği tam korumalı bir komuta merkezine ihtiyacı vardı. Bu yüzden mükemmel bir kamuflaj olarak spor stadyumunu seçti. 1933‘te Stalin, bu alanda yeni bir atletizm stadyumunu inşa edeceğini ilan etti. Halkının bilmediği ise hemen altında çok daha büyük ve daha önemli bir şeyin inşa edileceğiydi. 1939‘da 2. Dünya Savaşı‘nın ilk çatışmaları başladığında Sovyetler tüm paralarını ve iş güçlerini savaşa dökmeye başladın ve bu yüzden stadyum projesi tamamlanamadı. Sığınak stadyumun bitişiğindeki tepelik alanın 4 kat altına kazınmış ve tanklar, silahlar ve malzemelere ayrılmış alanlar vardı. Tam ortada bir ana konferans salonu ve Stalin’in kişisel ofisi bulunuyordu. Tüm odalar bomba geçirmezdi.

stalin ve stadyum çalışmaları

Devasa sığınağı Kremlin’e bağlayan karmaşık bir yer altı metroları ve ana yolları sistemi ve burada depolanan kaynaklar Stalin hükumetini bir kaç ay idare edebilecek miktardaydı. O özel tünel Stalin’in çok gizli ulaşım ağı olan metro 2 sisteminin bir parçası olarak inşa edilmişti. Almanlar, Moskova’nın merkezini ele geçirmeyi başarsaydı bile Stalin ve generalleri metro 2’ye binerek sığınağa gelecek ve bir sonraki hamlelerini planlayacaklardır. Rus kiliselerinin inşasında yaygın olarak kullanılan bu inanılmaz etkiye tabanın merkezine bir dizi boş çömlek yerleştirilerek geliştiriliyor.

stalin konuşma alanı

Çömlekler sesi haps edip devir daim ettiriyor. Bir mikrofonun aksine elektronik izleme cihazları ile saptanması yada güç kesintisinde kullanılamaz hale getirilmesi mümkün değil ama Stalin’in bu özellikte ısrar etmesinin kişisel bir sebebi de vardı. Stalin, üst komuta kademesine stadyumun 6 metre altındaki bu savaş odasında hitap edecekti özel görüşmeler ise Stalin’in kişisel ofisinde gerçekleştirilecekti. Oldukça paranoyak olan Stalin, sovyetler deki tüm potansiyel düşmanlarının kökünden kazımayı takıntı yapmıştı. En iyi generallerin inde aralarında bulunduğu 3 milyon kişiyi hapishane kamplarına toplamak için gizli polisi kullandı. Ancak Hitler‘in gösterdiği çok daha yakın tehlike karşısında gözleri tamamen kördü. Her ne kadar Stalin, Almanya ile kaçınılmaz bir savaşa hazırlanıyor olsa da bu kadar erken olacağını hiç beklemiyordu.

stalin ve hitler

Almanya ve Sovyetler Birliği 1939’da bir saldırmazlık anlaşması imzalamıştı ve Stalin anlaşmaya uyacağına gerçekten inanıyordu. Bu yüzden Alman saldırısı haberi ona ulaştığında şoka girmekten kendini alamadı. Alman ordusunun senaristlerine akın ederek yollarındaki hazırlıksız sovyet askerlerini ezip geçerken bir milletin tamamı beş uzun gün boyunca liderlerinin kendilerini toparlamasını bekledi. Stalin sonunda kendine geldiğinde  hemen harekete geçti. Sivil fabrikaları cephane atölyelerine çevirdi ve halkını savaş için topladı.

stalin ve hitler arasındaki savaş

1941 Aralık‘ta Kızıl Ordu‘nun görünüşü pek iç açıcı değildi. Alman tank bölükleri Moskova’nın sadece 30 kilometre ötesinde konumlanmıştı. Moskova’lılar dürbünlerle onları görebiliyordu. Stalin savaşın geri kalanını stadyumun altındaki gizli sığınakta geçirmek zorunda kalabilir gibi görünüyordu. Ama sıcaklığın düşüşü ve şehrin savunmasının dayanması ile birlikte Hitler yaptığı kocaman stratejik hatanın farkına varmaya başladı. 4 ay süren Moskova savaşı  boyunca 200 bine yakın Alman askerinin öldüğüne Sovyetlerin ise 1 milyona yakın kayıp verdiğine inanılıyor. Almanlar geri çekilmek zorunda kaldı. Bu savaşın sonunun başlangıcı oldu. Josef Stalin milyonlarca yurttaşı tarihteki en büyük harekatı püskürtmüştür. Bunun insan yaşamı olarak bedeli ise hayal edilemeyecek gibiydi ama Sovyetler Birliği‘nin en karanlık günlerinin şafağında Stalin dünyanın gördüğü en güçlü milletlerden birinin güçlü lideri olarak ortaya çıkacaktı. 1989‘da Sovyetler Birliği onunla birlikte Stalin’in ütopik devlet vizyonu çöktü ama onun korku hakimiyetini yaraları hala yer altında gömülü…

 

Yazar hakkında

Ali Mutlu

Daha önceleri Türkiye'nin tanılan iki teknoloji sitesinde editör olarak belli bir süre çalıştım. Sonrasında bir şirkette yazılım uzmanı olarak işe başladım. Şuan özel bir şirkette Ağ mühendisi olarak görev yapmaktayım. Okumayı ve yazmayı seviyorum. Kurduğum bu sitede vakit buldukça ilgili olduğum konular hakkında yazılar yazıyorum. Bilim, teknoloji, tarih gibi konulara çok merakım vardır.