Kültür

Nazım Hikmet’siz Edebiyat ve Sanatı Anlamak

Nazım Hikmet’siz Edebiyat ve Sanatı Anlamak

Nazım Hikmet, Türkiye’nin sanat ve düşünce hayatından önemli izler bırakması ve ölümünün ardından halen  şiir ve kitapları ilgi görüyor ve seviliyor.

Nazım Hikmet’tin Hayatından…

Mavi gözlü edebiyatçının şiirleri ve siyasi faaliyetleri nedeniyle hapise girmesi ve sonrasında sürgün bir hayata mahkum edilmesi ona büyük acılar yaşatmıştı. Öldürülmekten korktuğu için Rusya’ya gitti ve Türkiye vatandaşlığından çıkartıldı. Nazım Hikmet yeniden Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığına ise 58 yıl sonra kabul edildi. Toplumsal hafızada mavi gözlü dev olarak anılan ünlü edebiyatçının hapis ve sürgünlerle geçen hikayesini okuyunca sizde Nazım Hikmeti daha iyi anlayacaksınız.

Nazim hikmetin sürgün edilişi

Nazım Hikmet Türkiye’de şiire yönelik siyasi baskının sembol isimlerinden ve hayatı hep dolu mücadelerle yaşadı. Pek çok kişinin kahraman ve hain olarak sınıflandırdığı bir dönemde herkes için farklı anlamlar taşıdı. Sevenleri için ise o hep mavi gözlü dev olarak anıldı. Aristokrat bir ailenden geliyordu Nazım Hikmet, babası dış işlerinde çalışıyordu. İsmini aldığı dedesi Osmanlı yönetimindeki selaniğin son varisiydi. Annesinin ailesi ise Polonyalı aydınlardan oluşuyordu. 19 yaşından itibaren şiirleri ses getirmeye başladı. O dönem sol akımın içinde olmasa da edebiyat çevreleri tarafından tanılıyordu. Ancak bu yeteneği ona önce hapis sonra ise sürgün bir hayata mal olacaktı. Hayatının dönüm noktası 1921‘deki Moskova ziyareti oldu. Devrimin ilk yıllarına tanık olmuş ve komünizm ile tanışmıştı. 3 yıl sonra Türkiye’ye döndüğünde ise artık farklı biri olmuştu. Siyasi duruşu belli olan Nazım Hikmet o dönemlerin önde gelen dergisi olan aydınlık dergisinde çalışmaya başladı. Fakat o sırada kendisi hakkında 15 yıl hapis cezası istendi. Bu durumdan dolayı Rusya‘ya tekrar  gitmektedir. Ancak 1928 yılında çıkarılan bir af ile Türkiye‘ye tekrar dönüyor. Tabi bu af onu mutlu etmişti ki 10 yıllık bir aradan sonra orduyu ve donanmayı isyana teşvik ettiği gerekçesiyle hakkında tekrar hüküm istendi. Bu sefer tam 28 yıl hapis cezası istenmişti. 12 yıl hapiste kalması onu çok üzmüştü. O dönemlerde Nazım Hikmete ait kitapları okumak suç sayılıyordu. Adnan Menderes ile tekrar özgürlüğüne kavuşan ünlü edebiyatçı, bu kez askerlik gerekçesiyle açığa alındı. Nazım Hikmette sonunu ünlü şair ve yazar Sabahattin Ali gibi faili meçhul bir cinayete kurban edileceğini düşünüyordu.

Nazım Hikmet ses kayıtlarında şöyle diyor: Ben askerden kaçan adam değilim. Ama o yüreğimle askere gitmek ve bu şerefi hayatımla ödemem demekti. Sonra yine haber aldığıma göre beni sadece askere alacak değillerdi. Askere alma bahanesiyle harcayacaklardı. Sonra Nazım Hikmet askerden kaçtı, kaçarken öldürdük diyeceklerdi.

Bu durum onu Rusya’ya sürgün hayatı yaşamasına neden oldu!

Nazım Hikmet ülkesini çok seviyordu ve terk etmek istemiyordu. Hapis hayatının sonunda özgür bir şekilde yaşamak istiyordu. Fakat geleceğine güvenle bakamıyor ve sonra düşündü kararını verdi. Rusya’ya gidecekti. Kız kardeşinin nişanlısından Rusya’ya gitmek için gerekli yardımı aldı. Karadeniz üzerinden açılarak bir Rus gemisine rast geliyorlar. Fakat Moskova‘da onun düşündüğü gibi çıkmadı ve bu durum onu yeni bir mücadeleye zorlamıştı. Çünkü onun tanıdığı Moskova değildi artık. Çünkü O dönemin iktidarı olan Stalin, onun hayran olduğu tüm şair ve tiyatrocuları ölmüştü. Sovyetleri eleştiren yazılar yazdı ancak bu ona tepki olarak geri döndü. Telefonlar la ölüm tehditleri aldı. Nazım Hikmetin “Ben ölürsem şiirlerim kalır, sen ölürsen hiç bir şey kalmaz.”sözü akılarda kalmıştı. Ona yapılan bu darbeler’in ardından bir darbe de Adnan Menderes’den geldi ve Türkiye vatandaşlığından çıkarıldı. 3 Haziran 1963‘te canı gibi sevdiği Türkiye’den uzakta ve Moskova’da hayatını kaybetti.

Yazar hakkında

Ali Mutlu

Daha önceleri Türkiye'nin tanılan iki teknoloji sitesinde editör olarak belli bir süre çalıştım. Sonrasında bir şirkette yazılım uzmanı olarak işe başladım. Şuan özel bir şirkette Ağ mühendisi olarak görev yapmaktayım. Okumayı ve yazmayı seviyorum. Kurduğum bu sitede vakit buldukça ilgili olduğum konular hakkında yazılar yazıyorum. Bilim, teknoloji, tarih gibi konulara çok merakım vardır.

Yorum